Ve kendi isimlerini ona okudu ;
Kur'anı Kerim-Bakara 31
Tanrı tabiati insan için yarattı ve o insan tabiata asık oldu . Aşkını hep gözünün üstünde tutmak için onu güzel elbiselerle donatarak onu “Miniature” , “Küçük-Tabiat” diye tanıttı.
Sekiz yüz yıla yakın geçmişinde miniature onu yaratanları kendi letafet ve cilvesiyle tanıtmaya çalıstı . Ama yaradan kendisiyle değil o küçük tabiatıyla övünmeyi tercih eder. Işte bu yüzden o küçük tabiat yüzyıllarca emekten sonra büyüdü büyüdü ve sonunda hiç bilmediği topraklara bile ayak bastı . Çinli miniaturistlerle sanat dünyasında filizlenen küçük tabiat Iran topraklarında tatlı ve rengarenk meyvelerini vermeye başladı.
“Minik Doğa” anlamında olan miniature doğanın içinden gelen o gerçek ve dogal kök boyalar ile canlanan , boyutları küçüldükçe değeri katlanan , usta sanatkarların uğgruna gözlerinden olduğu muazzam ve ince bir sanattır .
Bu güzel sanata hayatını adayan ;ceviz kabuğu , nar kabuğu , lacivert ve beyaz taşlardan , safran , altın ve bal gibi doğal malzemelerden yapılmış kök boyalar ile can verdigi eserlerine dördüncü boyutu kazandıran miniature sanatçısı gerçek sanatçıdır .Yakut ve inci gibi gerçek mücevherler ile süslenmiş kagıdin üstünden çıkacakmış gibi kabarık ve cazibesi ile sanat severi uzaktan kendisine baktırıip , yakınlaştıran bu Kaçkar,Safevi,Timuri,Beyaz-tenli, Çekik gözlü bayanlardan biri bir duvarda size göz kırparsa ondan, ona can veren ellere selamınızı iletmesini istemeyi unutmayın .......
İşte ben de; otuz bes yıla aşkın , o zarif Safevi bayanların gülücüklerinden esinlenerek, nice üstadların güzelliğine hayran kaldığı bir lale yaprağı tezhip edebildiysem; bu zarif, beyaz tenli bayanın eline, ne mutlu bana ki gerçek sanatçı olma uğruna bir adımlık yol almışım.
Shahpur BAHRAMISHAD